longtweet.io — simple ad-free posts
New post

İnsel Sorgusuna Cevabımdır

— by @MioriKento, 2025-02-26T02:10:24.553Z

1- Yaş, eğitim durumu ve gelir durumunuz hakkında bilgi verir misiniz?

23 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim. orta direk bir aileye mensubum, ne fakiriz ne de çok zengin.

2- Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? Kiminle yaşıyorsunuz? (yalnız, aileyle vs.)

ailemin şehrinden başka bir şehirde, kyk yurdunda kalıyorum. ailemin gönderdiği harçlıklarla geçiniyorum. çalışmıyorum.

3- Nasıl bir ailede/ortamda büyüdünüz? (Hayatınızı biraz detaylandırarak bahseder misiniz?)

anam ve babam; sünni, türk ve köylü olarak doğmuş. 90'larda şehre göçmüşler. ikisi de oldukça dindar.

babam cezaevinde katip olarak çalışıyordu, yani devlet memuruydu. 10 yıl önce emekli oldu. annem ise hala ev hanımı.

ben antalya'da doğdum ve büyüdüm. herhangi ortalama bir çocuktum bence. ben okul çağıma gelince ağabeyim de, ablam da aile evinden ayrılmıştı. annem ve babam ile baş başa büyüdüm.

ortaokul çağım gelince ailem beni süleymancıların yurduna yolladı ve 3 yıl boyunca orada kaldım. annemi ve babamı hafta sonları görebiliyordum yalnızca.

ailem için önemli olan tek şey, okulda iyi notlar almamdı. o yüzden bana hep "ders çalış!" dediler. ben de okulumdaki en başarılı öğrencilerden biri oldum ve iyi bir lise kazandım.

ancak hem ailemin akademik başarıyı kutsallaştırması, hem de süleymancı yurduna gitmem yüzünden, ortaokul çağımda sosyal becerilerimi geliştiremedim.

liseyi kazandıktan sonra süleymancılarla ilişkim kesildi ve 3 yılın ardından yine, ailemle yaşamaya başladım.

4- Kaç kardeşsiniz? Tek çocuk değilseniz kardeşlerinizle aranız nasıl?

3 kardeşiz, bir ağabeyim ve bir ablam var. ağabeyim benden 16, ablam ise 12 yaş büyük.

ağabeyim soğuk bir mizaca sahip olduğu için onunla çok samimi değilim. ablam ise benim annem gibidir. ablam benim için elinden geleni yapar.

5- Kendinizi siyasi/dünya görüşü olarak nasıl tanımlarsınız? (Örn. islameı, milliyetçi, sosyalist yada herhangi bir siyasi partiye yakınlık)

eskiden türk milliyetçisiydim. milliyetçiliğin, bir kadın tarafından hiç sevilmemiş erkeklere göre olmadığını düşündüğüm için milliyetçilikten soğudum.

şu an ideolojim ne, ben de bilmiyorum. kendimi herhangi bir milletin, toplumun veya topluluğun bir mensubu olarak hissetmiyorum. her ne kadar şu an ailemle ve bazı yaşıtlarımla aram iyi olsa da, kendimden ve ablamdan başka hiç kimsem yok bence.

siyasete kafa yormayı bırakalı uzun zaman oldu. devlet de, insanlar da benim işime burnunu sokmasın; başka bir dileğim yok şimdilik.

insanlar değişmedikçe, başa kim geçerse geçsin, ülke de pek değişmeyecek. ayrıca piyasada oy vermeye değer bir parti olduğunu düşünmüyorum.

6- Dini inanç noktasında kendini nasıl tanımlarsınız? (teist, ateist, deist vs.)

ailem sünni müslümandır ve islamiyeti ciddiye alırlar. bana da zamanında çok baskı uyguladılar. ancak bugün ben, herhangi bir dine inanmıyorum.

nihilizme kapıldım ve bunun zararını gördüm. o yüzden şimdi, bir sürü kitap okuyarak kendi felsefemi ve inancımı kendim inşa etmeye çalışıyorum. şimdilik, tanrı konseptini faydalı bulan bir ateistim, diyelim.

7- Herhangi duygusal bir ilişkiniz oldu mu? (Arkadaş, aile içi)

annem ve babam, hem yaşlı hem de köylü kafalı olduğu için beni tam olarak anlayamaz. ağabeyim de mizacen soğuk biri ve onunla samimi olamam. ablam ile bir nebze samimiyiz.

onun dışında, şu hayatta iki kez samimi arkadaşım oldu, ikisi de erkekti tabi ki. biri ortaokuldaydı, diğeri ise lisede. her ikisi de benimle ilk tanıştığında, benden başka pek kimsesi yoktu, biraz dışlanıyordu ve asosyaldi.

her ikisiyle de kayda değer bir süre arkadaşlık yaptım. bu iki şahıs da zamanla değişti ve daha sosyal, özüne güvenir oldu. bir yerden sonra bana ihtiyaç duymadılar.

ortaokuldaki, sonradan sosyalleşince, diğerleriyle bir olup beni aşağıladı, dalga geçti. onunla kavga ettik, sonradan barışsak da artık o, beni içten içe hor gören, ancak işi düşünce beni soran herhangi biri olmuştu.

lisedeki ise üniversiteye gidip sosyalleşti ve bana mesaj atmaz oldu. hep ben ona mesaj atıyordum, o ise zoraki cevaplıyordu. bir gün, o bana mesaj atana kadar ona mesaj atmamaya karar verdim. 4 yıldır bekliyorum. en son beni her yerden engellemişti, ona hiçbir şey yapmadığım halde. beni silip yeni bir hayata başlamak istedi herhalde.

kısaca, benimle bir bağ kurmaya meyilli insanlar, geçici bir acziyet içindedir. ben onlara yardım ederim; onlar belli bir seviyeye kadar gelir ve acziyetlerinden kurtularak, daha normal, seçenekleri olan ve sosyal insanlar olurlar. sonra da benden bir şekilde kurtulurlar. biri benimle bağ kurar ise, henüz daha iyi bir seçeneği olmadığı içindir.

8- Kendinizi ne zamandır incel olarak tanımlıyorsunuz?

2024'ün sonbaharındaydı sanırım, insellerle pek çok ortak noktam olduğunu fark etmeye başladım. ancak kendime insel demedim o zamanlar, çünkü umudum vardı. (artık yok.)

2024'ün yazında ise, "evet, ben bir inselim. benim yaşıtım pek çok erkeğin ya sevgilisi var, ya da zamanında kızlarla bir deneyimi olmuş. ben istediğim halde kızlarla hiçbir şey yaşayamadım. ben ayrıca özürlü bir erkeğim." dedim. 8 ay oldu.

9- Kendinizi incel olarak tanımlamaya başladığınız bir olay/durum var mı?

kızlar için pek çabalamıyordum. bir gün, yaşıtlarımın kızlarla bir şeyler yaşadığını fark ettim. benim onlardan ne eksiğim var, diyerek kızlarla bağ kurmaya çalıştım. ancak eksiğimin olduğunu fark ettim.

herhalde ya boyum kısa diye, ya da ağzım iyi laf yapmıyor diye kızlar beni beğenmiyor dedim. 168 santimim, boyumu uzatamazdım.

daha girişken oldum ve ağzımın bir yerde laf yapacağını, benim de bir şeyler yaşayabileceğimi var saydım. çabalarım sonucu, ağzım biraz olsun açıldı, daha sosyal biri oldum. ancak hiçbir kız beni umursamadı bugüne kadar.

bence şu an gayet makul bir erkeğim. bir şeyler olacaksa şimdi olmalıydı. şimdi bile olmuyor ise gelecekte de olmaz diye düşünüyorum. işte, aklım bu noktaya kaydığından beridir, inselim.

10- İncellik sizin için ne ifade ediyor?

insel sözcüğü 2000'li yıllarda internetin bir köşesinde türetilmiştir. "involuntary celibate"in kısaltmasıdır, istemsiz bekar demektir.

bu sıfat tamlaması; istediği halde, birtakım kusurlarından veya yetmezliklerinden ötürü, romantik, cinsel bir şeyler yaşayamayan erkekleri ifade eder.

ingilizce yazılışı "incel"dir, okunuşu ise "insel"dir. maalesef türkiye'de insanlar, hem "incel" diye yazıyor, hem de "incel" diye okuyor. bence "insel" yazalım, "insel" diyelim.

gözlemlerime göre insel sözcüğü, üç farklı anlamda kullanılıyor.

a- geniş anlamda insel

b- dar anlamda insel

c- çarpık anlamda insel

geniş anlamda insel, yukarıda yazdığım üzere, kızlarla bir şeyler yaşamak istediği halde yaşayamayam tüm erkekleri ifade eder. buna göre, kendine insel demeyen, bu sözcüğün varlığından bile haberdar olmayan erkeklere de insel denebilir.

dar anlamda insel ise; kendine insel diyen ve kara hap teorisine, ama az ama çok, hak veren erkekleri ifade eder. bu erkekler, kadınlarla ilişkide biyodeterminizme inanırlar.

yani uzun boylu, yakışıklı ve karanlık üçlüye meyilli bir birey olarak doğmadıkları için kadınların asla kendilerine hakiki bir cinsel arzu duymayacağına; bu biyolojik, genetik eksikliklerin parayla veya sosyal statüyle telafi edilemeyeceğine inanırlar.

karanlık üçlü (dark triad) ise şu karakter özelliklerini belirtir: şahsi çıkar odaklılık, insanları şahsi çıkarına giden yolda basamak olarak görmek, kendini beğenmişlik (narsizm).

işte dar anlamda inseller; kadınların, uzun boy ve yakışıklı bir surat ile birlikte, bu karakter özelliklerine sahip erkeklere arzu duyduğunu iddia eder.

bunlar ise insel erkeklerce değiştirilemeyecek ve telafi edilemeyecek özellikler olduğu için inseller, kendilerinin doğal seçilimde çoktan elendiklerini düşünürler.

bu yüzden, dar anlamda insellerin sloganı "hayat bitti."dir, hatta "en başında hayat hiç başlamadı bile." (biyodeterminizme atıftır.) diyenler de vardır.

çarpık anlamda insel, basitçe, kadın düşmanı olarak görülen, kadınlara zarar veren tüm erkekleri ifade eder. bu anlam, sözcüğün ilk anlamıyla tamamen alakasızdır.

sanırım kanada'daydı... elliot rodger adlı, dar anlamda insel diyebileceğimiz bir şahıs, kendisini bakir bırakan toplumdan ve düzenden (?) intikam almak için, zamanında bir terör saldırısı gerçekleştirmiştir. bu olaydan sonra sıradan insanlar, insel sözcüğünü hem ilk kez duymuş, hem de "kadın katili terörist" kavramıyla bağdaştırmıştır. insel sözcüğünün çarpık anlamı da böylece doğmuştur.

eskişehir saldırısı'nı gerçekleştiren şahsa da, istanbul'da iki kızı kestikten sonra surdan atlayarak intihar eden şahsa da insel diyenler olmuştur. türkiye'de sosyal medyada bazı kullanıcılar, inselleri "kadınlara tecavüz edip öldürmek isteyen erkekler" olarak bilmektedir.

işte insel sözcüğünün bu anlamda kullanımı, yanlış bir kullanımdır. her ne kadar elliot rodger bir insel olsa da, eskişehir bıçakçısı'nın da, surdan atlayan'ın da insellikle hiçbir alakası yoktur. başıboş, psikolojisi bozuk, kadın düşmanı, kadın katili her erkeğe insel demek isabetsizdir.

geniş veya dar anlamda insel... her ikisi de yerine göre doğru kullanımdır bence. ancak kendine insel diyen ve kara hap teorisine hak veren her erkek, bir kadına tecavüz edip öldürmek için gün saymıyor. buna karşın, bu erkeklerin ezici çoğunluğunda, kadınlara ve dünyaya karşı bir hüsran ve öfke olduğunu kabul edebilirim.

11- İncelliği bir ideoloji olarak görüyor musunuz? (toplumu etkilemeye/değiştirmeye yönelik motivasyonunuz var mı yoksa bireysel bir yaşam olarak mı kalsın istersiniz?)

birtakım inseller, yukarıda biraz bahsettiğim kara hap teorisini diğer genç erkeklere anlatarak onları uyandırmaya (?) çalışmak misyonunu üstlenmiştir. buna karşın, diğer birtakım inseller ise kara hap'ı yayma davası gütmemekte, oturup kendi kendine efkarlanmaktadır.

dürüst olmak gerekir ise ben, kara hap'ın mutlak gerçekliğini (?) savunmak ve yaymak yerine, kendi bakış açımı ve yaşadıklarımı insanlara anlatıp sızlanmayı seven bir inselim.

12- Kendinize rol model veya idol olarak belirlediğiniz birileri var mı? (incel olan bir idol)

benim bir idolüm yok. buna ek olarak, elliot rodger'ı veya pungent'ı öven insellerle karşılaştım.

13- İncelliğin kurallarının belirlendiği, sizinde kabul ettiğiniz bir el kitabı/metin var mıdır?

ben kara hap'ı, "wheat waffles" adlı youtube kanalından, "incels.wiki" adlı internet sitesinden ve twitter'daki (x'teki) insel kullanıcılardan öğrendim.

bildiğim kadarıyla bir el kitabı yok. ancak incels.wiki ve ingilizce insel forumları mevcuttur. deşmesini bilene, bunlar el kitabı görevi görür.

buna ek olarak, youtube'da wheat waffles'dan başka kara hap misyonerleri de mevcuttur, hepsi ingilizcedir. bir tane türkçe kara hap kanalı vardı, ancak kapandı.

ayrıca kara hap taraftarı insel kullanıcılar, kırmızı hapçı youtube videolarının yorum kısımlarında zaman zaman görünürler. kısaca ingilizce youtube da kara hap teorisinin yayılma alanıdır.

14- Feminizm hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce incellik feminizm karşıtı bir hareket mi?

feminizmin, komünizmin kadınlara uyarlanmış hali olduğunu düşünürüm.

komünistlere göre, bir mağdur sınıf vardır: işçiler (proleterya). bir de zalim sınıf vardır: işverenler (burjuvazi). komünizme göre mazlum sınıf gücünü toplayıp zalim sınıfı tasfiye etmelidir (proleterya diktatörlüğü).

feminizm de bunun laciverdidir. mazlum sınıf, kadınlardan; zalim sınıf, erkeklerden oluşur. kadınlar gücünü toplayıp erkeklerin iktidarını tasfiye etmelidir.

buna göre:

a- dünyadaki bütün kötülüğün, vahşetin ve üzüntünün kaynağı erkekliktir. dünyadaki bütün iyiliğin, huzurun ve mutluluğun kaynağı ise kadınlıktır. erkek yok, kadın ise var eder (proleterya-burjuvazi dualizmi).

b- kadınlar erkekleri, kendilerini sömürmüş ve bundan sonra da sömürmeye meyilli varlıklar olarak bilmelidir. erkekler ötekileştirilmelidir. ortak düşman olan erkeklik karşısında kadınlık birleşmeli ve kadın milliyetçiliği yapmalıdır (diyakektik materyazlimin mutlak, tartışılamaz doğruluğu).

c- erkeklere, kadınlara tarih boyunca hep zulmettikleri öğretilmelidir. böylece erkekler ve erkeklik utandırılmalıdır. erkekler, sırf erkek oldukları için, bir baskı unsuru olduklarını idrak etmelidirler. tüm erkekler bir zalimin oğludur, tüm kadınlar ise bir mazlumun kızıdır (proleteryanın mağduriyeti göz önün tutularak burjuvazinin lanetlenmesi).

ç- erkekler bunca zaman kadınlara zulmettiği için, erkeklerin kadınlara, bir tazmin borcu, bir ayrıcalık sağlama ödevi vardır. erkekler, kadın iktidarına boyun eğmekle yükümlüdür (dünyayı ancak proleterya diktatörlüğünün düzlüğe çıkarabileceği inancı).

d- bunlara karşı çıkan erkekler, kadın-erkek eşitliğinin ve tarihi adaletin sağlanması kapsamında, kadın dayanışmasıyla alaşağı edilmelidir (proleteryanın sözcülüğünü yapan sosyalist partinin vizyonunu eleştiren herkesin, katli vacip birer faşist olması).

ben bu saçmalığa saygı duyacağımı sanmıyorum. diğer insellerin çoğunun da benimle aynı görüşte olduğuna inanıyorum.

15- LGBTH'li bireyler hakkında ne düşünüyorsunuz? Cinsiyet değişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?

şahsen onlarla bir derdim yok, isteyen istediğiyle takılsın. cinsiyetini değiştirmek isteyen de, 18 yaşından sonra istediğini yapabilir.

diğer inseller bu konu hakkında ne düşünüyor, pek bilmiyorum. suratlarına feminizm taslamadıkları sürece, LGBT bireylerle onların da bir derdi olmaz diye düşünüyorum.

ancak bu bir var sayım, emin değilim. LGBT düşmanı bir insel bulursanız sorumluluk almam. zaten insellerin derdi kendine...

16- Sosyal medyada veya gerçek hayatta dahil olduğunuz bir/birkaç grup var mı?

gerçek hayatta dar anlamda insel olan birini tanımıyorum, tanıdığım tüm inseller twitter'dandır (x'tendir).

ben twitter'da bir DM grubu kurdum, 34 üyesi var. insel olmayanları da alıyorum ama 34 kişinin 30'u inseldir herhalde.

bu soruyu insellikten alakasız, "normal arkadaş grubun var mı?" olarak sorduysanız eğer, sosyal medyadan tanıştığım, insel olmayan ama azıcık samimi olduğum biri var. gerçek hayatta ise fakülteme gidip kız-erkek fark etmeksizin insanlara selam veriyorum, "naber, nasılsın?" diyorum, o kadar. orada da kimseyle aman aman samimi olamadım.

17- Kendini incel olarak tanımlayan arkadaşlarınız/ gruplarınız vs var mı?

yukarıda dediğim üzere, tanıdığım tüm inselleri twitter'dan tanırım. üye olduğum tek grup, kendi kurduğum twitter DM grubudur.

18- Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz? Kendi adınıza mı hesaplarınız var yoksa anonim hesaplar mı kullanıyorsunuz?

anonim takılıyorum. insel sıfatını benimsediğimin gerçek hayatta bilinmesini istemem.

19- Sosyal medyanın kendinizi ifade etmek için iyi bir araç olduğunu düşünüyor musunuz?

şahsen, yok. ağlayıp sızlayıp duruyorum, o kadar. başka bir şey yaptığım yok twitter'da.

fakat misyoner insellere, kullanmasını bilene, özenene, iyi bir yayılma alanı olabilir sosyal medya. kara hapçı ingilizce youtube kanallarından biliyorum.

20- Sosyal medyada incellerin kısıtlanması (platformların kapatılması vs.) ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

pungent'ın tutuklanmasını doğru buluyorum. onun dışında, türkçe bir insel forumu açılmıştı. o forumda çok acayip, iğrenç şeyler yazıldı. orası sonradan kapatıldı, buna da itirazım yok. çirkinleşenin tutuklanmasına, kapatılmasına itirazım yok.

ben kendi grubumu kurdum. arada saçma sapan şeyler yazanlar oldu, arızalı tipleri ayıkladım. şimdi insel DM grubumdan memnunum. yani kurmasını bilene, makbul bir insel topluluğu kurulabiliyor.

21- Sosyal medyada daha çok hangi platformları kullanıyorsunuz? İnceller hangi platformlarda daha aktif?

şahsen twitterı ve youtube'u kullanıyorum. ingilizce kara hap hesaplarını da özellikle takip ediyorum.

22- Gerçek hayatta incellerle bir araya gelmekten hoşlanıyor musunuz?

bir kez, twitter'da tanıştığım bir inselle gerçek hayatta buluştum. seninle aynı dertlere sahip bir insanla konuşmak, onunla deneyimlerini paylaşmak... iyi bir deneyimdi, yine yapmak isterim.

23- İncel olduğunuzu etrafınızdaki insanlarla paylaşıyor musunuz? Aile vs. Hayır ise neden?

insel olduğumu söylemiyorum ama "kızlar bana bakmıyor. herkesin sevgilisi var, benim niye yok? deniyorum ama benimle kimse ilgilenmiyor" diye anneme, babama, ablama ve ağabeyime ağladım.

az biraz muhabbet ettiğim bazı erkeklere ve hatta bazı kızlara da, sevgili yapmak istediğimi, ancak kızların benimle pek ilgilenmediğini, bu işi beceremediğim için üzgün olduğumu belli ettim.

yani, insel olduğumu bilmiyorlar ama biliyorlar, gibi bir durum söz konusu.

24- İncel olmak hayatınızda ne değiştirdi? Ne gibi zorluklar yaşadınız? Ne gibi kolaylıklar yaşadınız?

eskiden yaşım genç olduğu için kızlar konusunda pek acele etmiyordum. "elbet olur bir gün, daha erken." diyordum.

sonra ben yapayalnız ve hayatta kaybolmuş bir şekilde yaşarken, yaşıtlarımın sevgilisi olduğunu, mutlu mutlu takıldıklarını görünce artık zamanımın geldiğini hissettim. deneyip başaramayınca da insel olduğuma kanaat getirdim.

eskiden umudum vardı, henüz denememiştim; şimdi ise umudum yok. hevesim çok az. kadınların beni asla arzulamayacağı gerçeğini kabullenme aşamasında olduğumu düşünüyorum.

"insanlarla konuşsam ne olur, konuşmasam ne olur?" diyorum artık. kızlar için çabalarken herkese selam veriyordum. şimdi öyle değil: insanlarla konuşmak tat vermiyor bana, ilgilenmiyorum artık neredeyse kimseyle. hepsi aynı sanki, boş...

kitap okurum, japonca öğrenirim, anime falan seyrederim, satranç oynarım, spor yaparım... insanlar beni sevmeyecek, bari kendi kendimi seveyim ve sevdiğim şeyleri yapayım, diyorum artık.

25- Bir kişinin incel olması için nasıl bir hayatı olması gerekir? İnsanlar neden incel olur/olmalı?

kara hap'a göre bir erkek; temiz, çalışkan, kibar, makul bir erkek olmasına rağmen bir kız bulamıyor ise bunun nedeni biyodeterminizmdir.

ancak..! yine kara hap'a göre bir erkek; hijyenine önem vermeyen, hayatı salmış, iletişim becerileri zayıf, itici bir erkek olduğu için kız bulamıyor ise bile bunun nedeni yine biyodeterminizmdir.

ne alaka, derseniz eğer, kara hap'ın cevabı şudur:

bir erkek; genetiği iyi olarak doğmuş ise hayata 3-0 önde başlar. ilkokulda, ortaokulda, lisede, arkadaş ortamında, öğretmenleri karşısında... hatta annesinin ve babasının yanında bile, ekstra değer görür, el üstünde tutulur. böyle bir erkeğe hayatın tüm kapıları açılır zaten. o; doğal olarak, öyle ya da böyle, çabalamadan, kızları kendine çeker.

genetik olarak şanssız diyebileceğimiz erkekler içinse bunun tam tersi geçerlidir. bu erkeklerin hayatı çok daha çilelidir, onların bir şeyler etmek için "çok çabalaması" lazımdır. bazı şeyleri de ne kadar çabalarlar ise çabalasınlar, elde edemezler. örneğin bir insel, zengin olup evlenebilir. ancak eşi, onu hakiki anlamda arzulamaz. çünkü bir kadının arzusu, para ile, çaba ile satın alınamaz.

işte kara hap, tüm bunlardan yola çıkara der ki: o pis, sıkıcı ve itici erkek; pis, sıkıcı ve itici olduğu için değil, genetik olarak yeterincr şanslı olmadığı için kızlarla birlikte olamıyor. bu yüzden üzülüyor ve hayatı boşveriyor. günün sonunda pis, sıkıcı ve itici oluyor.

şanslı olsaydı pis, sıkıcı ve itici olmazdı. hatta kızlarla birlikte olan erkekler, o pis erkeğin yerinde olsaydı, onlar da muhtemelen pis, sıkıcı ve itici olurlardı. öyle olmazlardıysa bile, kızlar onları kesinlikle hakiki anlamda arzulamazdı.

o yüzden hayatta bazı konularda olağanüstü çabalar sarf etmeye gerek yoktur. kızların yanına gidip konuş, kendini ortaya koy. kaderinde kızlarla birlikte olmak var ise zaten kendiliğinden olur o işler.

ancak kendini ortaya koyuyorsun, kızlar sana bakmıyor. çabalıyorsun, yine kızlarla bir şeyler yaşayamıyorsun... o halde demek ki senin kaderin bu. o halde ne yaparsan yap, hiçbir zaman bir kız seni sen olduğun için sevmeyecek, seni arzulamayacak.

insellerin "siz niye inselsiniz?" sorusuna cevabı budur, biyodeterminizmdir. "olacağı varsa, şimdiye kadar, öyle ya da böyle olurdu." derler adama.

26- Hayata karşı umutlu musunuz? "Şu durum değişseydi incel olmayı bırakırdım" dediğiniz bir husus var mı?

bir kız ile anlamlı ve hoş, romantik bir ilişkim olsaydı, sevgilimin benimle birlikte zaman geçirmekten mutlu olduğunu hissetseydim, sevgilim tarafından gerçekten sevildiğimi bilseydim, kendime insel demeye hakkım olmazdı.

böyle bir şeyi bir gün yaşayacağıma dair zerre umudum yok. ben sevilmedim, sevilmiyorum ve sevilmeyeceğim. kızlardan umudumu kestim.

ancak hayata dair umutlarım hala var. hoşlandığım, yapmak istediğim birtakım şeyler var. bunlara odaklanıyorum. kadınlarla olan hayatım başlamadan bitti, ancak hayatın kadınsız bir tarafı da var. işte hayatın o kısmından umutluyum.

27- İncelliğin psikolojik bir rahatsızlık olduğunu düşünenler var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

4 ay boyunca her hafta psikoloğa gittim. hem gerçekte, hem de internette, pek çok insana "kızlar bana bakmıyor." deyip tavsiye istedim. çok satanları da dahil, birkaç tane de psikoloji kitabı bitirdim.

6 ay boyunca 3 farklı antidepresan kullandım. bir ay öncesine kadar, yüksek dozda, güçlü bir atidepresan kullanıyordum. şimdi dozunu azaltarak bırakmaya çalışıyorum.

kendimi geliştirmek ve sosyal becerilerimi arttırmak için kayda değer bir çaba harcadım. bir sürü kızla ve erkekle konuştum. psikologdan öğüt dinleyip, antidepresan alıp yerime oturmadım yani.

günün sonunda hala aynı noktadayım. kızlarla hiçbir şey yaşayamadım, gelecekte yaşayacağıma dair zerre umudum da yok.

tüm bu çabalarım, bir nebze olsun, asla arzulanmayacağım gerçeğini kabul edip önüme bakmamı sağladı, o kadar.

bence psikolojik yöntemlerle inseller, insel olmalarına rağmen hayata devam etmenin yolunu görebilir, benim gördüğüm gibi. ancak kayda değer bir kısmı, asla gerçek anlamda arzulanmayacak, yani insellikten çıkamayacak.

28- Çevrenizde incel olmayı bırakmış birileri var mı?

yok, özellikle öyle biri tanımadım, görmedim hiç.

29- Çevrenizde incel tanımına uyan fakat incel olduğunu kabul etmeyen birileri var mı?

geniş anlamda insel olan, ancak bu kavramı bilmeyen insanlar vardır herhalde. ancak insel olacak derecede, kadınlar kendisine yüz vermemesine rağmen, hala kadınlardan medet uman birine denk gelmedim henüz.

hani, "ben bunun yerinde olsam umudumu yitirirdim ama bu hala devam ediyor." demedim, bir kimseye bakıp.

30- Görünüşünüzü değiştirmek ister miydiniz? Fiziksel olarak kendinizde beğenmediğiniz şeyler var mı? (boy, kilo)

168 santimim ve 67 kiloyum. sırf kadınlar beni arzulasın diye "boyumu uzatmak isterim." falan demek istemiyorum. ben vücudumla barışığım.

yalnızca daha kilolu ve daha kaslı olmak istiyorum ve bunun için çabalıyorum. 75 kilo, kaslı ve dövüşmeyi bilen bir erkek olmak istiyorum, hedefim bu.

31- Black pill, blue pill, red pill nedir? Sizin için ne ifade ediyor? Siz hangisisiniz?

2000'li yılların sonunda, "rollo tomassi" mahlaslı amerikalı bir şahıs ve arkadaşları; "kızlarla nasıl birlikte oluruz?" sorusuna cevap verebilmek için gerçek hayatta bol bol deney yaptılar ve deneyimlerini internette paylaştılar. böylece bu şahıslar, bir internet altkültürü olan "manosphere"i (erkekosferi) geliştirdiler.

bu şahısların vardığı konsensüs, kabaca şuydu: geleneksel medyanın ve zamanın popüler kültürünün iddia ettiğinin aksine, kadınlar beyinlerinin ilkel kısmını kullanarak erkek seçiyorlardı.

işte rollo tomassi ve arkadaşları, "erkekler nasıl kadınlarca arzulanır?" sorusuna cevap olarak bir teori geliştirdiler ve bunu kitaplaştırdılar. kitabın adı "the rational male"dir (rasyonel erkek).

geliştirdikleri bu teoriye; ünlü "matrix" filmindeki mavi hap-kırmızı hap alegorisinden esinlenerek (daha doğrusu, olduğu gibi çalarak) kırmızı hap dediler. karşı çıktıkları teoriye ise mavi hap dediler.

muhalefet edilen mavi hap'ın temelinde "kadına erdem göstermek" vardır. buna göre:

kadınlar, erkek seçerken rasyonel davranırlar. bir kadın ile ilişki isteyen bir erkek; dürüst, yardımsever ve iyi niyetli yanını ortaya koymalıdır.

kadınlar; insanın evrim sürecinde sonradan gelişen, insanı diğer hayvanlardan daha gelişmiş kılan ve insan beyinin en gelişmiş kısmı olan "serebral korteks"lerini kullanarak eş seçimlerini yaparlar.

dolayısıyla erkekler, kadınların beynindeki bu gelişmiş kısma odaklanarak stratejilerini geliştirmelidir. bunun da en iyi yolu "rasyonel olarak düşünüldüğünde makul, erdemli bir erkek olmak"tır.

serebral korteks... çok çok kısa kesmek gerekirse: insanın felsefe yaptığı yerdir.

öne sürülen kırmızı hap'ın temelinde ise "evrimsel psikoloji" kavramı vardır. buna göre, özetin özeti:

kadınlar, beyinlerinin gelişmiş kısmını kullanarak eş seçmezler. kadınlar, ve erkekler, ve insanlar ve canlılar; serebral korteksi değil de, beyinsapını kullanarak eş seçimi yaparlar.

beyinsapı... beyinsapı, beynin en ilkel kısmıdır. beynin diğer kısımları, beyinsapı temelli kurulmuştur, çünkü evrim tarihi açıdan bakılırsa, beynin ilk oluşan uzantısıdır.

belli başlı her hayvanda beyinsapı vardır ve bu beyinsaplarının arasında aman aman bir fark yoktur. yani bir insanın beyinsapı ile bir ayının beyinsapı arasında bir uçurum yoktur.

serebral korteks, diğer birtakım canlılarda da görülür. ancak insanın serebral korteksi, diğer serebral kortekslerle kıyaslanınca ezici üstünlük gösterir. amiyane tabirle: beyinsapı, aptal bir maymunda da vardır. insanı insan yapan, inanılmaz üstün serebral korteksidir.

beyinsapı, canlıların reflekslerini güden kısımdır. cinsel arzu da canlıların bir refleksidir ve beyinsapından yönetilir.

kırmızı hap'a göre erkek, istediği kadar "makul ve erdemli" olsun, beyinsapındaki cinsel arzu refleksini tetikleyemezse, karşısındaki kadın kendisini arzulamaz, aşık olmaz.

yani mavi hap insancılken, kırmızı hap hayvancıldır. işte kırmızı hap teorisyenleri demeye getirir ki:

serebral kortekse oynamak, "erdem sinyallemek" boş iştir. onun yerine beyinsapına oynanmalıdır ve "kadının içgüdüsünü etkileyecek erkeksi meziyetler" ortaya koyulmalıdır.

"evrimsel psikoloji" de burada devreye girer. kırmızı hap satıcıları; özünde cinsel seçimin serebral korteksle değil de, beyinsapı kullanılarak yapıldığını vurgulamak için "evrimsel psikoloji" kavramını sihirli bir sözcükmüş gibi sayıklar.

nasıl ki komünistler "diyalektik materyalizm" kavramını, her kapıyı açan anahtarmış gibi, her derde deva olan merhemmiş gibi sunar ise, kırmızı hapçılar da bu muameleyi aynen "evrimsel psikoloji" kavramına çekerler.

böylece kırmızı hap taraftarları, bir bilim insanıymış gibi, kendilerine katılmayanlara üstten bakarak kibirlenirler. bu haliyle, bir teori savunucu olmaktan çıkararak sahte bilimci oluverirler. kırmızı hap da böylece bir sözdebilime, bir sahte bilime dönüşür.

kara hap'a gelince... kara hap teorisinin temelinde " biyolojik determinizm" yer alır.

kırmızı hap'ı uygulamaya çalışıp sonuç alamayan birtakım erkeklerce, erkekosfer'de kara hap'ın temeli atılmıştır. işte kara hap, dar anlamda insellerin teorisidir, fikriyatıdır, düşünce sistemidir.

kara hap da aslında kırmızı hap'ın bir sürümüdür. o da kadının cinsel arzusunun, rasyonel bir seçimden çok, bir refleks olduğunu kabul eder. kara hap da beyinsapçıdır.

kırmızı hap'tan farkı; erkeklerin çabalayarak, cinsel arzu uyandırıcı özellikleri tetikleyemeceği iddiasıdır.

kırmızı hap, doğuştan gelen birtakım özelliklerin kadını etkilemede önemli olduğunu kabul etse de erkeğin çabasını takdir ve talep eder.

kırmızı hap'a göre kadını elde etmek ve elde tutmak için gerekenler:

a- iyi fenotip (uzun boy, yakışıklı yüz vesaire)

b- maskülen zihniyet

c- iyi oyun (kızlarla muhabbet etme becerisi, flört)

d- maddi güç (para, sosyal statü)

kırmızı hap literatüründe "oyun" (the game); erkeğin, kızın karşısına geçip yaptığı "çiftleşme dansı"nı ifade eder.

çiftleşme dansıyla kastedilen şey; erkeğin kadınla tanışması, muhabbet başlatması, muhabbeti ilerletmesi ve kırıcı olmayan alaylar ederek kadında cinsel arzu uyandırması gibi davranışların bütünü olan flört sürecidir.

yukarıda gördüğünüz üzere kırmızı hap'a göre önemli olan 4 şeyin 3'ü erkeğin değiştirebileceği şeylerdir, oyun da dahil.

ancak insellerin teorisi olan kara hap için önemli olan tek şey fenotiptir. geri kalan 3 özellik talidir ve olmasa da olur. fenotip ise aslidir. üstelik buna ek olarak:

erkeğin zihniyetini fenotipin çok büyük ölçüde belirlediği; çirkin erkeklerin ezik zihniyetli, yakışıklı erkeklerin kazanan zihniyetli olmaya meyilli olduğu iddia edilir. çirkin erkeğin kendi çabasıyla güçlü bir zihniyete sahip olması, kadınlarda cinsel arzu tetikleyemez, denir.

kadınların kendileri karşısında, çirkin erkeklerin değil de yakışıklı erkeklerin çiftleşme dansı yapmasını istediği iddia edilir. yani, boyun kısaysa ama oyunun iyiyse bile kızlar seninle pek ilgilenmeyecektir, denir.

hatta kara hap teorisyenlerinin bazıları; kısa boylu bir erkek kendisine kur yaparsa kadınların, "benim kendisiyle aynı seviyede olduğumu düşünüyor!" diye üzüldüğünü ve öfkelendiğini söyler.

son olarak maddi güce, yani paraya ve sosyal statüye gelince de erkek paçayı kurtaramaz.

parası olan çirkin bir erkek bir kadın bulmuşsa, "kadın erkeği cüzdan olarak görüyor, erkeğe aslında arzu duymuyor! ilk fırsatta aldatır!" denir.

boyu kısa ama statülü bir erkek bir kadın bulur ise de kadının sosyal çıkar amaçlı davrandığı iddia edilir. erkek statüsünü kaybederse kadının terk edeceği ve başka bir erkeğe kapak atacağı söylenir.

peki, boyu kısa veya çirkin erkeklerin kadınlarca sevildiği vakalar karşısında kara hapçılar ne diyor?

şahsen böyle bir erkeği tanıyorum ve bunu da biyolojik determinizme yoruyorum. fenotip kadar, sosyalleşmeye meyilli bir mizaca sahip olmak da önemli -ki bu da genetik.

kısa boylu olan ve yakışıklı olmayan, buna rağmen sevgilisi olan, tanıdığım o erkek; hayatı boyunca hep sosyal biriymiş. onda özel bir şeyler var. iyi bir oyuna sahip olmaktan çok daha "doğal" bir şeye sahip o. çabalasam da onun gibi birş olamam.

uzun lafın kısası, kara hap için önemli iki şey şudur:

a- iyi bir fenotip

b- insanlarla bağ kurmaya meyilli bir mizaç

bu ikisi de doğuştan gelir ve değiştirilemez. o halde genleriniz kaderinizdir ve şanslıysanız öyle ya da böyle, bir kadın bulursunuz zaten.

çabaladığınız halde kızlar size bakmıyorsa, kızlar ya fenotipinizi, ya mizacınızı, ya da her ikisini de beğenmemiştir ve buna karşı yapabilecek hiçbir şeyiniz yoktur.

işte kara hap budur, işte kadın-erkek ilişkilerinde biyolojik determinizm budur.

ben şahsen kara hapçıyım, ben biyolojik determinizmi haklı buluyorum. çabaladım ama olmadı, nedeniyse kadınların sevemeyeceği türden bir erkek olarak doğmuş olmam. fenotipim ayılıp bayılmalık bir fenotip değil. mizacım ise insanlarla bağ kurmak için berbat.

yani tamamen kalıtımım yüzünden 23 yıldır elime kız eli değmedi. bakir öleceğim, benim kaderim bu.

32- Stacy nedir? Chad nedir? Hakkında ne düşünüyorsunuz? Etrafınızda var mı?

erkeğin suratı, 10 üzerinden;

1, 2, 3 veya 4 ise "sub5" surat;

5 veya 6 ise "normie" surat;

7 ise "chadlite" surat;

8 veya 9 ise "chad" surattır.

10 üzerinden 10 surat, ütopiktir, kimsede olmadığı var sayılır.

türk, z kuşağına mensup erkeklerin boy ortalamasına 178 santim dersek, ortalama boya { 178 ± 3 } diyebiliriz.

kısa boy, 174 ve aşağısıdır.

ortalama boy, 175 ila 181 arasıdır.

uzun boy, 182 santim ve üzeridir.

şimdi...

kısa boylu olmak, sub5 işidir. ortalama boylu olmak, normie ve chadlite işidir. uzun boylu olmak, chad işidir.

sub5 suratlı, boyu ne olursa olsun sub5'tır.

normie suratlı; kısaysa sub5, uzunsa chadlite olarak değerlendirilebilir.

chadlite suratlı; kısaysa normie, uzunsa chad olarak değerlendirilebilir.

chad suratlı; kısaysa chadlite, ortalama boyluysa chad olarak değelerlendirilebilir.

biz kadınlara bir bütün olarak bakıyoruz, onları sınıflandırmıyoruz. onlara da elbette güzelliğine göre puanladığımız oluyor ama "stacy" kavramını kullanan türk insel görmedim. yabancı inseller de stacy kavramını kullanmayı bıraktı gibi gözüküyor. yani, inseller stacy terimini unuttu, denebilir.

tanıdığım birkaç tane chadlite var, neredeyse hepsinin sevgilisi var. bir tane de chad var tanıdığım, fakültemdeki en güzel kızı kaptı kendisi.

chad, normie fark etmeksizin erkeklerle iyi anlaşıyorum, hiçbiriyle samimi değilim ama öyle arıza da çıkarmıyorum kimseye.

ancak sevgilisi olan erkekleri kıskanıyorum. hele sırf fakültenin en yakışıklı erkeği diye, fakültenin en güzel kızıyla sevgili olan o chad, biyolojik determinizmi kanıtlıyor benim nezdimde. o çift, yürüyen biyodeterminizm.

33- Stacy olmayan kadın ve chad olmayan erkekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

onlar hakkında bir şey düşünmüyorum. ben sevgilisi olan, kızların ilgisini kendisine çekebilen erkekleri kıskanıyorum, onları düşünüyorum.

34- Sosyal hayatta bu insanlarla iletişim kurmak zorunda kaldığınızda nasıl davranıyorsunuz?

kızlarla samimi olmaya çalıştığım oldu, daha "atılgan" olmuşluğum var. aıncak işe yaramadı. o yüzden kızlardan umudumu kestim. arkadaşça takılıyorum kızlarla, şu an. olağanüstü bir şey olmazsa konuşmuyorum. konuşunca da normal insan gibi, işimi halledip önüme bakıyorum.

erkeklerle de samimi olmuyorum artık. bir işe yaramıyorlar, arkadaşa ihtiyacım yok gibi hissediyorum bu aralar. profesyonelimsi, arkadaşçayım hepsine karşı.

35- İncellerin kadın cinayetleriyle ilişkilendirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? İnceller neden kadınlara zarar vermekle ilişkilendiriliyor?

inseller kadınlara zarar vermiyor. elliot rodger hariç, gerçekten insel olup da insanlara zarar veren birini görmedim, duymadım.

kadınlar daha çok, seçtiği erkeklerden zarar görüyor -ki seçilebilen erkek, insel değildir-.

insellerin kadınlara zarar vermekle ilişkilendirilmesinin iki nedeni olduğunu düşünüyorum.

a- bazı insellerin internette, kadınlar hakkında radikal söylemlerde bulunması ve bunun sıradan insanların gözüne batması, bu nedenle inseller hakkında isabetsiz, aşırı genellemelerde bulunulması.

b- bir feminist komplo teorisi olarak "reddedilen zayıf erkeklerin kadınlardan intikam almak için gün sayması".

insellerin çoğu yalnızca sevilmek istiyor. bunun için şiddet eylemlerinde bulunmak ise oldukça çelişkili, inseller de bunun farkında.

fakat, birtakım inseller; hem işsizliklerinden, kuyruk acılarından ve umutsuzluklarından, hem de sosyal medyada aşırıcı söylemlerde bulunduklarında çok daha fazla etkileşim aldıklarının farkına varmalarından mütevellit, kadınları aşağılayan ve toplumu korkutan, geren şeyler yazıyorlar.

ben de zamanında iki kez, türk kızlarını aşağılayan tivit attım ve ikisi de birer milyon görüntülenme aldı! sonra biraz aklımı başıma topladım ve daha normal şeyler yazıp çizmeye başladım. şu aralar en fazla bin kişi görüyor tivitlerimi. nefret kusmadığım için...

ayrıca, birtakım oluşumlar; öfke kusan inselleri gösterip "inseller asıp kesiyor, bütün inseller kötüdür!" diyor. halbuki kadınları, açık ara farkla en çok asıp kesen erkekler, kadınların kocaları ve sevgilileridir.

üstelik, umudunu tamamen yitirmemiş, gözü dönmemiş insellerin neredeyse tamamı, kadınlar karşısında oldukça nazik ve kibardır. çünkü insellerin hepsi sevgiye açtır, tek dertleri karşılıklı aşk yaşayabilmektir.

bu olmayınca da üzüntüsünü içine atan, en kötü ihtimalle de sosyal medyaya üzüntüsünü ve öfkesini kusan, kalbi kırık erkeklerdir inseller.

arada müstesna manyakları da var, onları asla savunmuyorum.

36- İncellerin hayvanlara karşı olumsuz tutumundan bahsediliyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

alakasız.

37- İnceller bazı çevrelerde terör kavramıyla ilişkilendiriliyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

alakasız.

yine de insellik, toplumsal bir sspmadır. bir insel, toplumla bağ kuramaz ve bu, toplum için tehlikelidir. ancak bu, her insel teröristtir, demek değil.

yalnızca: toplum tarafından dışlanıyorsan, bağ kuramıyorsan, o toplumu sevmezsin. değil mi? işte bu hem toplum için, hem de insel için kötüdür.

38- İncellerin medyada yansıtılma tarzı temsili hakkında ne düşünüyorsunuz?

hiç kimse; inselleri, inselliği, kara hapı ve biyolojik determinizmin getirdiği ağırlığı anlayamamış. anlamayı geçtim, okunuşunu bile bilmiyorlar!

hayvan cinayetleriyle ne alakamız var mesela? yok! bunu ortaya ilk atan ahmak kim acaba?!

19 yaşında 2 tane sevgili yapan semih, nasıl insel olabiliyor mesela? alakası yok! kadın katili eşittir insel, demişler. tertemiz saçmalıyorlar...

herkes o kadar cahil ki bu konuda, insellere "incel" diyorlar ciddi ciddi. anlamını geçtim, okumasını bile bilmiyorlar! insellere dair her şeyi kafalarında kuruyorlar inselleri. trajikomik...

biri çıkıp "inseller uganda'da darbe yapmış, iktidarı ele geçirmiş!" dese inanacaklar. öyle bir alakasızlık yani.

az biraz bilenler de kırmızı hapçı kafayla bakıyor. içeriden bakmıyor, empati yapmıyor, ne yaşadığımızı pek anlayamıyorlar.

39- İnsanların inceller hakkındaki düşünceleri/yaklaşımları sizce nasıl? (İncelleri doğru tanıdıklarını düşünüyor musunuz?)

yukarıdaki soruda cevapladım zaten. sıradan insanlar, inseller hakkında hiçbir doğru fikre sahip değiller.

40- Türkiye'de incel olmak daha mı zor? İmkanınız olsa başka bir ülkede yaşamak ister miydiniz?

başka bir ülkede yaşamak isterim ama bunun insellikle alakası yok. bazıları "güneydoğu asya ülkelerine kapak atsak mı ya?" diyor.

ancak ben sırf cinsellik için, evlenmek için ülke değiştirmem. bakir ölürüm, daha kolay; zorlamaya gerek yok. sevilmeyeceğiz ve bunun çaresi yok.

41- Insanların inceller veya sizin hakkında başka ne bilmesini isterdiniz?

biz sevilmiyoruz ve bunun çaresi yok. o yüzden hobi olarak, internette ağlayıp zırlıyoruz.

bizim için iki farklı çözüm, sanırım:

a- sevgili bulmayı başarmak.

b- narsizme ve solipsizme kaymak.

ben b'yi deniyorum ve işe yarıyor. hepinizden tiksiniyorum, fakat sokakta kızınızı görürsem saldırmam. söz!